K-NEWS

Sinemada Müzik Dinleme Keyfine Hazır Olun

37. İstanbul Film Festivali’nin Musikişinas bölümünde müzikseverleri sinema salonlarına dolduracak birbirinden özel filmler izleyeceğiz. Gösterimi kesinleşen dört film, beklentileri epey yükseltiyor.

IKSV’nin 6-17 Nisan tarihlerinde düzenleyeceği 37. İstanbul Film Festivali’nin programı yavaş yavaş belli oluyor. Geçtiğimiz günlerde festivalde yer alacak Bergman seçkisinden söz etmiştik. İsveçli kült yönetmen Ingmar Bergman’ın 100’üncü doğum günü şerefine hazırlanan 10 filmlik seçkiyi 10 ünlü Türk yönetmen belirlemişti. Şimdi de festivalin müzikseverleri sinema salonlarına dolduracak Musikişinas bölümünde öne çıkan dört filme yakından göz atalım.

Looking for Oum Khultum

İran asıllı ünlü sanatçı Shirin Neshat’ın yönettiği Looking for Oum Khultum, Arap müziğinin öncülerinden, Mısırlı efsane sanatçı Ümmü Gülsüm’ün hayat hikayesini, onun hakkında bir film çekmek isteyen bir kadının hikayesi üzerinden beyaz perdeye taşıyor. Almanya-Avusturya ortak yapımı olan ve dünya prömiyerini Venedik Film Festivali-Venedik Günleri ve Toronto Film Festivali’nde yapan film, Ortadoğu’da bir efsane, bir mitos, bir ikon, bir kadın ve bir sanatçı olmanın izini sürüyor. Filminin yönetmeni Shirin Neshat, festivalin Sinemada İnsan Hakları yarışmasında jüri üyesi olarak festivalin konuğu olacak.

Ryuichi Sakamoto: Coda

Sadece Japonya’nın değil, dünyanın en özgün ve saygın bestecilerinden Ryuichi Sakamoto’yu en çok film müzikleriyle hatırlıyoruz. Bertolucci’nin Son İmparator filmi için yaptığı müzikle En İyi Film Müziği dalında Oscar ödülü bulunan bestecinin The Revenant ve The Sheltering Sky gibi unutulmaz başyapıtların müziklerinde de imzası var. Stephen Nomura Schible’nın yönettiği Ryuichi Sakamoto: Coda, synth pop üstadı olduğu 1970-80’lerden deneysel elektronika’ya uzandığı günümüze, aktivizmi ve konserleriyle sanatçının 50 yıllık kariyerinin içten ve ayrıntılı bir portresini çiziyor.

Grace Jones: Bloodlight and Bami

Bir punk idolü, dünyadışı güzelliği ve fiziğiyle androjen bir ikon, hem müzik sahnelerinde hem moda podyumlarında bir diva: Grace Jones. Sıra dışı belgeselleriyle dikkat çeken Sophie Fiennes’ın beş yıl boyunca Jamaika’dan Paris’e izlediği Grace Jones, bu olağanüstü filmin hem yıldızı hem konusu. Göz alıcı konser kayıtlarından Jones’un Jamaika’daki ailesiyle geçirdiği özel anlara Grace Jones: Bloodlight and Bami ilk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Eric Clapton: A Life in 12 Bars

Rock dünyasının en büyük isimlerinden, 18 Grammy ödüllü gitar efsanesi Eric Clapton’un hayatını anlatan filmin yönetmeni de kendi çapında bir efsane: Dört Oscarlı Miss Daisy’nin Şoförü’nden Mulholland Falls, Coccoon ve True Crime’a birçok filmin yapımcılığını üstlenen, Oscar kazanan ikinci kadın yapımcı Lili Fini Zanuck, daha önce Rush (1991) filminde birlikte çalıştığı Clapton’un hem dünyaya açık hem de aile arasındaki özel hayatını A Life in 12 Bars’da gözler önüne seriyorRock müziği seviyorsanız veya müzik tarihine meraklıysanız, bu filmi kaçırmayın.

Musikişinas bölümünde yer alacak filmlerin tümü, 37. İstanbul Film Festivali’nin basın toplantısıyla birlikte, Mart ayında açıklanacak.

 

Yazı: Fikret Güvenç

 

Tags: , İstanbul Külütür ve Sanat Vakfı, 37. İstanbul Film Festivali, Shirin Neshat, Looking for Oum Khultum, Ryuichi Sakamoto, Stephen Nomura Schible, Ryuichi Sakamoto: Coda, Sophie Fiennes, Grace Jones, Grace Jones: Bloodlight and Bami, Eric Clapton: A Life in 12 Bars, Eric Clapton, Lili Fini Zanuck

  • Paylaş:

AYNI KATEGORİDEKİ YAZILAR